Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Yürümek mi koşmak mı?

Aktif bir yaşam için günlük yürüyüş süremizin artırılması gerektiğini düşünüyorum. Ancak yürüyüş yapmanın sportif açıdan sadece başlangıç seviyesinde faydalı bir aktivite olduğunu bilmelisiniz.

Yürürken eğri bir duruş ile harekete devam edebilir, dizlerinizi kaldırmadan ayaklarınızı yere sürercesine yol alabilir, kollarınızı tamamen aktivitenin dışında bırakabilirsiniz. Keza nabzınız da yürürken yükselmeyebilir. Tüm bu şartlar altında yürümenin yüksek fayda içeren bir sportif aktivite olduğunu söylemek pek de mümkün değildir.

Oysa koşarken vücudumuzdaki pek çok kas grubu denge ve koordinasyonu sağlamak için birlikte çalışır. Boyundan bacağa kadar kaslar koşuda sürekli görevlerini yerine getirirler. Nabız yükselir, nefes alış verişini dengelemek için diyafram kası en iyi şekilde kullanılmaya çalışılır. Dururken karnını öne çıkaran, omuzun birini düşüren, dizlerini kaldırmadan, ayaklarını sürüye sürüye yürüyen insanlar koşmaya başladıklarında istemsizce karınlarını içeri çeker, omuzlarını düzeltir, dizlerini kaldırarak hareket etmeye başlarlar. Yani koşarken, yürümenin aksine hareketten çalma gibi şansımız yoktur.

Yürümeyi aktif yaşama geçiş için bir aşama olarak gördükten sonra ne kadar uzun yürüdüğünüzü, ne kadar adım attığınızı bir kenara bırakın. Bir süre sonra rakamlar sizi aldatacaktır.

Sizlere tavsiyem, hafif tempo koşu yapın, merdiven çıkın, çömelip kalkma hareketi yapın, bisiklete binin, ip atlayın. Çok çok olmasına gerek yok. Haftalık rutininizin içerisinde bu saydıklarımdan bir kaçı yer alsın. Sadece yürümekten size daha iyi gelecektir.

Leave a comment