Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Az felsefe soslu yaş almak, Yaşamak

Kısa bir süre önce kronolojik yaşım 38 oldu. Benim için yaş almanın düşünce karşılığı zamana atılmış bir çentikten ibaret. Yaşamayı evrenin hareketi ve hareketimi birlemek olarak görerek düşünce ve eylemlerimi şekillendiriyorum. Bu düşünce ve eylemlerime dahil etmeyi reddettiğim şeyler var ki bunlardan iki tanesi burç safsatası ve insanları jenerasyonlara göre sınıflandırma dayatması. İkisinin de insanın yaşaması gereken benzersiz hayata karşı yapılan hakaretlerden ibaret olduğunu düşünüyor ve kendimi bunların dışında tutuyorum. Bir başka hayatıma ket vurmasına izin vermediğim ise “Coğrafya kaderdir.” İnanışı.

İbn-n Haldun’a atf edilen bu sözü baz alarak yaşasaydım bugün şahsiyetimi şekillendiren pek çok şeyi yapamayacaktım. Yaşanılan yerin, zamanın ve şartların imkanları şekillendirdiğini kabul etmekle birlikte hiçbir zaman bunu teslim olunacak bir durum olarak görmedim. Üretmek için problem çözmem gerekiyorsa, onu da çok boyutlu düşünme, imkanların kalitesini artırma yöntemleri ile gerçekleştirmeye çabaladım ve bu çoğunlukla işe yaradı.

Tüm bunlara rağmen yaptıklarımda doyumsuzluk ve hırs duygularına da baş eğmeyi bir fani olarak reddediyorum. Hayatımın birkaç döneminde ölümün kıyısına insan nasıl gelir yaşadım. (Ki bu tecrübeler bir şekilde benim davranışlarımdan bağımsız yaşandı.) İnsanı derinden sarsan bu durum içinde, yani ölümle yüzleşme anında beni rahatlatan şeyin o ana kadar yapabildiklerim olduğunu fark etmek benim için farklı bir aydınlanmaya neden oldu ve yaşama emek vermek konusunda gayretimi daha da perçinledi.

Bu şuur zihnimde oturduğundan beridir bir hedef koyup üretime geçtiğimde “Bu yaşamanın gereği ve yapılacak iş insan olmanın onuru için.” Şeklinde motive olup adımlarımı atıyorum. Tüm bu çabalarım neticesinde dışarıdan bakan bir insanın tanımlaması ile on işimden dokuzu başarısızlık ile sonuçlanıyor, onda biri ise başarı. Benim için ise tamamı hareket ve üretim süreci, dokuz tanesi saklı kalmış biri açığa çıkmış.

Kimi zaman diyorlar, “Yorma bu kadar kendini, canına da acımıyorsun.” Bilseler ben de canıma acırım elbet. O yüzden bu üç günlük hayatı yaşanır kılıp canımla razılaşmak derdindeyim.

Leave a comment