Yaşıtlarım ve benden yaşça büyüklerle en çok tartıştığım konulardan biri de gençliğe olan bakış açıları.
“Şimdiki gençler de şöyle böyle” diye lafa başladılar mı o gençlere söylenen her söz bana söyleniyor gibi hissediyorum.
Herkes genç oldu, herkes aynı yollardan geçti. Kimse dört dörtlük bir gençlik geçirmedi. Ancak özellikle belirtmek isterim ki hiçbir genç jenerasyonun hakları bu kadar yenirken, üstüne de bu kadar gelinmedi.
Sizlere soruyorum?
Dünyanın geldiği bu noktadan şimdiki gençlik mi sorumlu?
Onlar mı savaşları başlattı?
Onlar mı doğayı mahvetti?
Hastalıkları yaydı,
Gelir adaletsizliğine sebebiyet verdi.
Dünyayı betona boğdu.
Hayvansız, ağaçsız bir insan kampını onlar mı dizayn etti?
Ya da onların iradesini ortaya koyanlar mı yaptı bunu?
Hayır! Bu gençler dünyadaki kötülüğün faili değil, mağduru durumundalar.
Sizin zamanınızda çok mu güzel sokak oyunları oynardınız? O zaman bu çocuklara, gençlere neden onun için imkan bırakmadınız.
Sizin zamanınızda arkadaşlık vardı şimdi yok öyle mi? Bu gençlere evin dışında ne güvenli bir yer var, ne düzgün yaşam alanları, ne de yaşamın baş döndüren hızı buna müsaade ediyor.
Sizler şimdiye göre yavaş şehirlerde yaşadınız. Yavaş Şehir şimdinin özlemidir. Bu çocuklar sizin imkanlarınıza sahip değiller. Çünkü o imkanları siz tükettiniz. Onlara bırakmadınız.
Şimdiki çocuklarda, gençlerde saygı yok öyle mi? Saygıyı da siz yani şuan 50, 60 ve üzeri yaş olanlar tükettiniz.
Bana bu gençlik bozulmuş demeyin. Sizin gençliğinize çocukluğumda şahit oldum. Bu gençler sizden gördüklerine rağmen yine iyi temiz kalabiliyorlar.
Hele gençlik tembel, isteksiz biz böyle değildik hiç demeyin. Üniversiteyi kazananın da kazanamayanın da iş bulabildiği, sonra düzen kurabildiği yıllarda o kadar da kendinizi perişan etmeden hayatınızı bir noktaya getirdiniz. Bu gençler ne yapsın, hala her iş kolunda önlerinden çekilmiyorsunuz.
Z kuşağı, Alfa Kuşağı gibi palavralara her yerde tepkimi gösterdim. Yine tekrarlıyorum. Bir kuşak yaşamış ve onun hakkında araştırma yapılıyorsa o kuşağın ortak özellikleri var mı bakılabilir. Bu toplumun davranışlarını anlamlandırmak için bir yöntemdir.
Ancak daha yeni doğmuş bebeklere, ufacık çocuklara jenerasyon ismi verip, siz şöyle bir jenerasyonsunuz, sizin karakteriniz bu derseniz bunun ismi TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ olur. Bir jenerasyonu dayatma ile bir şekle büründürmek olur.
İşte Z Kuşağı dediğimiz hedef tahtasının başına gelen de bu. Toplumun asıl probleminin görülmesini istemeyenler yeni jenerasyonları günah keçisine çeviriyorlar. Gençliğin hakları gasp edilmiş durumda. Bunu kabul etmek istemeyenler onları ezerek suçlarını ört bas etmeye çalışıyorlar.
Dünyanın kaymağını yemişler ile eline kuru ekmek verilmişler arasında kalmış bir nesildenim ben. Her iki taraftan da gördüklerim tecrübe ettiklerim var. Sağ duyulu her insanın gençliği ayakta tutmak gibi bir borcu olduğuna inanıyorum. Yoksa bu açgözlülükle medeniyet yok olup gidecek.
Orta yaş ve üstüne sesleniyorum. Sizlerin güzelleme yaptığınız şartlar için babalarınız, dedeleriniz fedakarane bir yaşam sürdüler. 20. Yüzyıl ortalarına kadar insanlar ne acılardan geçti ve sonunda sizler rahata erdiniz. Siz atalarınıza borçlusunuz ve bu borcu ancak gençliğe ödeyerek üstünüzdeki hakkı teslim edebilirsiniz. Gençliğe ya bir fayda sağlayıp borcunuzu ödeyin ya da gençliğe gölge yapmayın.
