Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Sigara Kullanımının Toplumsal Açıdan Zararları

Ben çocukken sigaranın zararlarını düşünür ve gelecek yıllarda toplum bilinçlendikçe sigara kullanımının azalacağını zannederdim.

Oysa ki yıllar geçti ülkede sigara alışkanlığı yönünden hiçbir şey değişmedi. Belki bu konuda hassas olduğumdan mıdır bilmem, sigara kullanan gençlerin oranının arttığı gibi bir algıya kapılıyor olabilirim. Ama araştırmalara baktığımda dünya ortalamasının çok üzerinde sigara kullanan insanımız olduğunu görüyorum.

Yakın zamanda Euronews’in yaptığı habere göre Türkiye Avrupa’nın en çok sigara kullanılan ikinci ülkesi durumunda. (27.3%) Birinci ise Bulgaristan (28.2%).

Başka bir araştırma ise Türkiye’nin tüm dünyada en çok sigara tüketilen 26. ülkesi olduğunu ve nüfusa göre oranın yüzde otuzlarda olduğunu belirtiyor.

Tütün üretiminde üst sıralarda olan ülkelerden bile fazla sigara tüketiyoruz. Yani onlar zehrini üretiyor biz zehirleniyoruz.

Bakın istatistik veriler çoğu zaman doğru bilgiyi görmeyi zorlaştırıyor.

Örneğin Bulgaristan nüfusunun yüzde otuzunun sigara tüketmesi ile Türkiye nüfusunun yüzde otuzunun sigara tüketmesini sayısal olarak değerlendirdiğimizde Bulgaristan’da sigara kullanan kişilerin sayısının 2 milyon olduğu, Türkiye’de sigara kullananların sayısının 26 milyona yakın olduğu görülür.

Türkiye’de sigara kullananların sayısının 26 milyona yakın olması demek İskandinav Ülkeleri nüfusunun tamamına yakın insanın bu ülkede kendini zehirlerken başkalarını da zehirlediği anlamına gelmektedir.

Durum çok ciddi ve çok tehlikeli.

Sigara kullanımını yalnızca zararlı bir alışkanlık olarak göremeyiz. Toplumsal çöküşü tetikleyen tehlikeli bir alışkanlık olduğu bilinerek acil önlemler alınmalıdır.

Şunu da belirtmek isterim:

Sigara kullanımını tüketim toplumunun aktörleri desteklemektedir.

Bu yüzden sigara kullananların bulundukları ortamda sigara kullanmayanlar gittikçe ikinci plana düşmekte ve sosyal açıdan kendilerini dışlanmış hissetmektedirler.

Sigara kullananların çoğunlukta olduğu bir topluluğa sigara kullanmayanların adapte olamaması ya sigaraya başlamalarına ya da gruptan uzakta kalmalarına sebep olmaktadır.

Özellikle gelişim çağındaki çocuklarımızda grup aidiyeti kaygısı ile önce sigara alışkanlığı başlamakta ardından diğer zararlı alışkanlıklara geçilmektedir.

Sigarayı bırakmak isteyenler en çok arkadaş çevrelerine uyum sağlama mecburiyeti ile sigaradan kopamamaktadırlar.

Sigarayı bırakıp da tekrar başlayanların büyük çoğunluğu arkadaş ısrarıyla tekrar sigaraya dönmektedirler.

Pek çok yiyecek, içecek işletmesi mekan tasarımlarını sigara kullananları gözetir şekilde yapmaktadırlar. Bu durumda sigara kullanmayanların, çocukların, hastaların sosyal mekanlarda kullanım alanlarını kısıtlamakta ve dolayısıyla sigara kullanımı halkın önemi bir bölümünün özgürlüğüne engel olmaktadır.

Gençler açısından sigara kullanabilmek bir sosyal statü gibi algılanmakta ve sigara içen gençlerin diğerlerine göre daha özgür, maddi açıdan daha refah, daha sosyal, daha özgüvenli olduğu gibi bir yanlış algı insanlara dayatılmaktadır.

Bazı ortamlarda ise sigara bir dert yoldaşı, bir destekçi olarak görülmekte, aynı dertten muzdarip olduğunu düşünen insanları birbirine bağladığına inanılmaktadır. Böyle ortamlarda sigara içmeyen kişi bencil, kaygısız olarak görülerek insanlar arasından ayrıştırılmaktadır.

Sigara kullanan kişilerin çoğunlukta oldukları iş yerlerinde sigara kullanmayanlar yine aytışmakta “sigara molası” uydurma uygulamalarla sigara kullanmayanların hakkına girilmekte ve adil çalışma şartları ortadan kalkmaktadır.

Sigara kullananların yaşadıkları sağlık sorunları kendileri ile birlikte ailelerini de çok zor durumda bırakmakta ve ailenin maddi ve manevi çöküşüne sebep olmaktadır.

Sigara tiryakilerinin sigara kullanmadıkları zamanlardaki taşkın ya da uyuşuk tavırlarını toplumun kabullenmesi gerektiğini düşünenler sigara toplumlarında çoğunluktadır. Örnek olarak Allah ile Kul arasında bir ibadet olan Oruç sırasında sigara tiryakilerinin sigarasızlık bahanesiyle gösterdikleri tavırları halkın geri kalanının hoş görmesi gerekliymiş gibi bir algı topluma dayatılmaktadır.

Sigara kullananların büyük çoğunluğu hareketli yaşama uyum sağlayamamaktadırlar. Düşünün ki 26 milyon insan günde 5 dakika bile koşamıyor, merdiven çıkamıyor, bisiklete binemiyor. Bu davranışları ile çevrelerine de ayak bağı olmakta ve toplumu durağanlaştırmaktadırlar.

Sigara kullanan anne ve babalar çocuklarının sigara kullanmasını genel olarak istememekte ancak çocuk tarafından gözlemlenen ebeveynin davranışları ile fikirleri arasındaki çelişki çocukta aileye karşı olan güven duygusunu sarsmakta bu yüzden çocuğun ailesiyle olan iletişimi zayıflamaktadır.

Sigara kullanımının toplumda açtığı yara daha da ayrıntılı açıklanabilir ancak şunu da ifade etmem gerekir: Sigara karşıtlığı konusu toplum içerisinde özellikle ciddiyetsizleştirilmekte sigara kullanmayanlar bu konuda fikirlerini özgürce söylemek istediklerinde konu sulandırılarak kişiyle dalga geçilmektedir.

Bu yazımda sigara kullanan kişilerin kendilerine verdikleri zararlara değinmeye gerek duymuyorum. Çünkü sigara kullananların büyük çoğunluğu bunu bile bile sigara kullanmaya devam ediyorlar. Yazımı topluma zarar odaklı olarak devam ettiriyorum. Çünkü sigara kullanan ya da kullanmayı düşünen insanların kendilerinden başkasına, örneğin bir çocuğa, bir hastaya, ailelere, topluma katılmaya çalışan gençlere verdikleri zararı görmelerini istiyorum. Ben sigara içmenin kul hakkına girmenin en bariz örneği olduğuna yürekten inanıyorum. Başkasına zarar vermek günahsa, sigara içmek nasıl günah değildir? Bunu vicdan ehlinin muhasebesine bırakıyorum.

Lütfen buraya dikkat!

Sigara alışkanlığı toplumda bu şekilde artarak devam ederse yukarıdaki sebeplerle neler olabileceğini bir düşünelim:

Çocuklarda daha bebeklik çağından itibaren solunum yolu hastalıklarında yüksek oranda artış olacak. Hastalıklarla başlayan bir ömrü her zaman sıkıntılar içerisinde yaşayacaklar. Bu durum hayatın her alanına aks edecektir. Hasta bireyler evlerinden çıkamayacak hale gelecek, sokakta sigara dumanına maruz kalmamak için insanlar kendi kendilerini evlere hapsetmeye başlayacaklardır. İnsanlar bir araya gelip yüz yüze oturup konuşamayacaklar, toplumu oluşturan bağlar kopacaktır. Sigaranın topluma verdiği vereceği zararı hepimiz görmeli görmeyenlere göstermeliyiz.

Ben bu amaçla farkındalık oluşturabilmek için uzun zamandır çevremde konuşmalar yapıyor, sosyal alanlarda paylaşımlarda bulunuyorum.  Sigara konusunda duruşum net ve bu yüzden dönem dönem insanlarla aram açılsa da doğru bildiğimi söylemekten çekinmeyeceğim.

Yakın bir zamanda yaşadığım olayı örnek vermek isterim:

2022 yılı Kasım ayında geniş bir topluluğun talebi üzerine bir kamu platformunda savunma sanatları dersi vermeye başladım. Daha ilk dersten bilinçli spor yapma konusunda katılımcıları uyardım, özellikle derse başlamadan önce ve ders bittikten sonra sigara kullanmanın çok riskli olduğunu ve bunu kabul edemeyeceğimi net bir şekilde belirttim. Konunun spor bilimleri açısından ayrıntılarına değinerek fiziksel aktivite öncesi ve sonrası sigara kullanmanın kişiyi ölüme bile götürebileceğinden bahsettim. Bu benim tüm öğrencilerime belirtmek zorunda olduğum sorumluluğumdur.

Sonuçta ne oldu biliyor musunuz?

Derse katılım yüzde yetmiş oranında düştü! Geleceğimizi emanet ettiğimiz öğretmenler, bilim bayrağını taşıyan akademisyenler, bir önceki nesli bilgide sollamış üniversite öğrencileri, doğayla iç içe yaşama iddiasında olan izciler gibi bir sürü profil sigara konusunda söylediğim acı gerçekleri kaldıramadılar.

Nihayetinde ben eğitimi tamamladım. Kimsenin sağlığını riske atmadım. Vicdanım rahat bir şekilde sorumluluğumu yerine getirdim. Sigara ile mücadelenin yalnız bireysel bir mevzu olmadığını bu örnekle belirtmek isterim. Bireysel uyarılar sigara kullanan yığınlara çoğunlukla etki yapmamaktadır. (“Yak bi sigara” diye sigara uzatan kankaları daha cazip gelmektedir.)

Ancak bir karar aşamasında olan insanlar ile hiç sigara kullanmayanlara bireysel duruşumuzla destek olabilmekteyiz. Böyle insanlara bir desteğim olduğunu bilmek, zaman zaman olumlu geri dönüşler almak bile bana bu yolda büyük enerji veriyor. Bu yüzden gerek fert olarak gerekse kurduğum Spor Kulübü vasıtasıyla yılmadan sigaraya hayır demeye devam edeceğim.

(Not: Bu yazı 17-18-19 Ağustos 2023 tarihlerinde kaleme alınmış olup o tarihlerdeki veriler göz önüne alınarak yazılmıştır.)

 

 

Leave a comment