Gün geçmesin ki sosyal medyada yeni bir saçmalık trend/gündem olmasın. Son zamanların gündem konularından birisi de 100 silahsız insan 1 gorili yenebilir mi? Bu konuda çoğunluk gorillerin bedensel üstünlüklerini öne koyarak 100 insanı rahatlıkla yeneceğini söylüyor; buna karşı argüman üretmeye çalışanlar ise insanların birlikte taktik ve strateji geliştirip gorili avlayabileceklerine inanıyorlar. Hep insanlar konuştu, olaya hep insan tarafından bakıldı. Bugün biz de üşenmedik Goril Beyi ziyarete gidip meseleyi kendisinin değerlendirmelerine sunduk. Buyrun kendisinin bu konudaki düşünceleri:
“Merhabalar. Umarım iyisinizdir. Meselenin muhatabı olarak bir gorilin de fikrini alma nezaketini gösterdiğiniz için sizlere teşekkür ederim. İnsan toplumunun geliştirdiği haberleşme ağları sayesinde artık sizin gündeme getirdiğiniz konularınızdan bizler de bir şekilde haberdar oluyoruz. Çoğu tartışmaya dönüşen konularınız bize anlamsız geliyor. Duymak, görmek, hakkında konuşmak istemiyoruz. Sizin deyiminizle 3 maymunu oynamak istiyoruz ama konuşmak için fırsat bulamasak da duyup, görüyoruz ve hayrete düşüyoruz. Bu konulardan bir tanesi de sizin belirtiğiniz üzere “100 silahsız insan 1 gorili yenebilir mi?” tartışması. Goril ile insanı kıyaslamak kimin aklına geldi, sonra bu kıyası neden 100 sayısı ile sınırladı bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Yani neden 100 insan da 143 insan değil? İnsan tarafının kendi içerisinde tartışmayı renklendirme çabası mı acaba diye düşünüyorum sonra “boş ver düşünmene değmez” diyorum. Ama madem bu soruyla şuan muhatabım ben bu kıyasın Goril cenahını size kendimce aktarmak isterim.
Biz goriller rahat yaşamayı seven canlılarız. Çok fazla başkalarının etlisine sütlüsüne karışmayız. Tüm bu rahatlığımız içerisinde sizin primat dediğiniz canlılar içerisinde en büyük ve güçlü olanlar bizleriz. Sizler bir erkek gorilin gücünü 100 insan ile kıyaslamak istiyorsunuz. O zaman erkek goril olarak size göre nasıl avantajlarım var söyleyeyim.
Yetişkin bir erkek goril siz insanlara göre çok daha kalın bir iskelete sahiptir, bu iskeleti destekleyen çok güçlü kaslarımız var. Bizim vücudumuz öyle sizin ki gibi çabucak sakatlanmaz.
Bizim vücudumuzun kaslanması için sizin vücut geliştirmecilerinizin yaptığı gibi özel besin takviyeleri ve dopingler almamıza gerek yoktur. Kendi ortamımızda yediğimiz tüm besinler bizi Doğal Kaslı konumuna getirir. Yapay ve zoraki beslenmediğimiz için vücudumuz son derece sağlıklıdır. Yaratılış gereği kollarımız çok büyüktür ve bu kollarla istersek dört nala koşar, istersek dövüşür, istersek tırmanırız. İnsanların vücutlarının bir bölümü aşırı büyüyünce hareketleri kısıtlanmaya başlar, bizler de normal şartlarda böyle bir şey geçerli değildir. Bizim kollarımız bile sizin gövdeniz kadar kalın olsa da sizin kollarınızdan çok hızlı onları kullanabiliriz.
Sizin belki yıllarca süren eğitimle yetişen bir üst düzey atletiniz bizimle bir iki istatistikte yarışabilir o da sadece sayılı süreler için geçerlidir. Günümüz insanı ise bizim için bedensel anlamda karınca gibi zayıf bir canlı hükmündedir.
Gel gelelim insan da boyuna posuna bakmadan öfkelenebilmekte, saldırganlaşabilmektedir. Gördüğüm kadarıyla bu zaman zaman kızıp saldırganlaşan insanlar sadece kendilerinden açık ara zayıf olanlara güç yetirebilmektedir. Gücünün yetmediğini görenlerin saldırganlığının yerini ise ya korkaklık ya da kalleşlik almaktadır. Biz goriller ise insanların bu zaaflarına sahip değiliz. Gereksiz saldırganlık göstermeyip, durum analizini serin kanlı bir şekilde yaparız. Bundan dolayı başımız belaya girmez, gerçek tehlikeler için bilinçli bir şekilde hazır kalırız.
Biz gorillerin kıyafet giymesi gerekmemektedir. Tüylerimiz vücudumuzu hem sarar hem de belirli bir ölçüde darbelere karşı korur. Hareketlerimiz kısıtlanmaz, dengemiz bozulmaz, kıyafetten kaynaklı güç kaybı yaşamayız. Siz insanlar ise süslü ve daracık kıyafetlerinizle bizim hareketlerimize uyum sağlayamazsınız. Çıplak olsanız ise doğada bir saat sağlam kalamazsınız.
Biz gorillerin duyuları normal insandan her anlamda daha keskindir. Çünkü sizlerin aksine kendimizi pek çok duyu bombardımanına maruz bırakmadan yaşayabiliyoruz. Sizlerin duyuları kendi yaptığınız teknoloji oyuncaklarıyla çocukluğunuzdan itibaren bozulmaya başlamış, düzgün göremiyor, işittiklerinizi ayırt edemiyor, kokuları anlamlandıramıyor, dokunma hissinizle nesneleri tanıyamıyorsunuz. Biz ise bu konularda sizden bir “süper insan” sayılabilecek kadar üstünüz.
Sizler yapay besinlerle beslenen dişleri çürük, çenesi zayıf, sindirim problemleri yaşayan canlılarsınız. Yaşadığınız dünya ile doğal bağınız çoktan kopmuş durumda. Biz goriller ise yaşadığımız dünyaya saygı duyuyoruz. Ondan beslenir ve onun bize verdiklerine sahip çıkmaya çalışırız. Bu yüzden dünya da bize iyilikle mukabelede bulunuyor. Bakın nasıl güçlü çenemiz, sağlam dişlerimiz var. Ne yersek bize yarıyor, adeta yeryüzü bize yediğin içtiğin size helali hoş olsun diyor.
Siz insanlar kendinizi bir tek zeki varlıklar olarak görerek sonucunda zekasıyla yine kendisine zarar veren varlıklarsınız. Ama içten içe de bir aşağılık kompleksi yaşıyor doğadaki diğer canlılarla hep bir üstünlük yarışına giriyorsunuz. Bu da sizin bu dünyaya ne kadar yabancı olduğunuzu gösteriyor. Ciddi ciddi aramızda bir mücadelede bizim kurallarımıza göre olaylar işlese bir değil bin tanenizin bile şansı olmadığının içten içe farkındasınız. Ama sizi daha şok edecek bir şey söyleyeyim. Olur ki 100 taneniz bana çıplak elle saldırsa, “ne yapmaya çalışıyor bu aptallar!” der gülerim. Bir süre sizi peşimde koşturur sonra kaçar giderim. Yok kaçamazsam da sizin tırmanamayacağınızı bilerek yüksek noktalara çıkar oradan kafanıza taş, kaya fırlatırım. Belki taşları kafanıza yedikçe akıllanırsınız. Olmadı bir ağacın iki dalını koparır sizi yanıma yanaştırmadan sopalarım. Siz ama “silah yoktu!” diye ağlarken, ben “sizin gibi kafasızlarla mı enerjimi tüketeceğim!” deyip güle oynaya sizi püskürtürüm.
Şu konuşmalarımdan belki öğüt alırsınız diye pek çok ayrıntıyla kendimi sizinle mukayese ettim. Siz hatırlamasınız da başka bir goril akrabam Koko gibi sizi uyarmaya ve uyandırmaya çalışıyorum. İnsan dışı bir gözle rahatlıkla görülüyor ki son yüzyılda toplum olarak zekanızda bir gerileme var, kendinize ve çevrenize bilinçsizce zarar veriyorsunuz. Bu yaptıklarınızın zararını tüm canlılar yaşıyoruz. Özellikle Sosyal Medya sizi daha vasıfsız varlıklara çevirmiş, içine düştüğünüz rahatsızlığa gözleriniz kör, kulaklarınız sağır olmuş. Bir goril olarak yüzünüze değil tamamınıza meydan okuyorum. Ben türümün şereflisi bir varlığım, benimle şerefli bir insan olmak yolunda yarışın. Bakalım kaçınız bunu başarabileceksiniz. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. Şimdi müsaadenizle sade hayatımın huzuruna geri dönüyorum.”
