Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Popüler Kültürde Şeytana Özendirme Ve Şeytanlaşmış İnsanların Övülmesi Üzerine Gençler İçin Bir Uyarı Yazısı

Çocuklar ve gençlerin ilgi alanları içerisine zorla yerleştirilen büyük bir tehlike var. Filmler, diziler, oyunlar, kitaplar gibi pek çok basın aracı ve sosyal medya platformları ile Şeytan yeni nesiller için örnek bir kişilik gibi yansıtılıyor. Bunu da nereden çıkartıyorsun diye tepki gösterebilirsiniz! Müsaadenizle açıklamak isterim. Günümüz dünyasının maddesel hedefleri insanların önüne sürülürken bu hedeflere ulaşabilecek kişinin nasıl vasıflara sahip olması gerektiği konusunda bir kişilik tarifi yapılıyor:

Şimdi izlediğiniz film, diziler ile, oyun oynayanlarınız varsa buradaki karakterleri, bir de milyonlarca takipçisi olan fenomenleri gözünüzün önüne getirin. Hırslı, kibirli, kendini beğenmiş, empati yoksunu, acımasız, tutarsız davranışlar sergileyen, kaostan beslenen, manipule etmeye eğilimli, hainlik yapmaktan çekinmeyen, ilkeleri olmayan, sevgiyi ve merhameti zayıflık olarak gören gibi özellikleri bünyesinde barındıran karakterlerle karşılaşmıyor musunuz? Bütün dünya sanki bu kişilerin etrafında dönüyor. Bu kişilerin vasıfları size şeytanı hatırlatmadı mı? Tamam hatırlatmadıysa yazımın devamında hatırlatacaktır….

Bir de batı menşeili dizi ve filmlerde doğrudan Şeytan ya da şeytani vasıflar kazanmış insanlar çok popüler. Ufacık çocuklar bile bu karakterlerin isimlerini biliyorlar. Farklı kanallardan yansıtılan batının şeytanı ise çok daha açık bir “idol” olarak takipçilerine sunulmakta. Adeta insanın olması, ulaşması gereken ne varsa bu şeytan tiplemesinde karakterize olmuş. Erkekse yakışıklı, kadınsa güzel. Görüntü olarak çağın karizmatik olarak tanımlayacağı bir tipe sahip, aşırı zeki, üstün başarı sahibi, düşmanlarını insanüstü güçlerle alt edebilen, hedeflerine önünde sonunda ulaşan bir varlıkmış gibi şeytan ve ona dönüşenler tasvir ediliyor batı dünyasında. Acaba gerçekten öyle mi? Yoksa öyle olduğunu düşündürülüp ona özenmemiz mi isteniyor? Batı dünyasının şeytan tasvirinin temellerini bu yazının içerisine sığdıramayacağım için konunun o boyutunu sözlü olarak aktarıyorum. Ancak bu yazıda aşağılıklar aşağısı, sefiller sefili şeytanı İslam İnancının kaynağı olan Kur’an-ı Kerim üzerinden sizlere açıklamayı bir görev olarak görüyorum. Zira bizim kültürümüzün temellerinde şeytan özenilecek değil, düşman bilinecek bir varlıktır.

Uzatmadan Şeytan aslında nasıl bir varlıktır bunu Kur’an’ın bize aktardığı şekilde madde madde yazmak isterim.

İşte şeytanın vasıfları(!!!)

  • Alay ettirendir
  • Ayakları kaydırandır
  • Yalan söyler
  • İnsana düşmandır
  • Fakirlikle korkutur
  • Çirkinliği ve hayasızlığı emreder
  • Kötülerle savaşmaktan kaçırtır
  • İnsanların içinde korku duygusunun oluşmasını sağlar
  • Allah tarafından kovulmuştur
  • O cimrilik yapan ve malını gösteriş için harcayanların dostudur.
  • Allah’ın kullarını saptırmak için vaadi vardır
  • İnsanları boş ümitlere düşürür
  • Olmayacak kuruntularla aldatır
  • Hayvanlara işkence ettirir
  • İçki, kumar, putlar ve fallar onun pislikleridir
  • İnsanların arasına düşmanlık sokar
  • Allah’ı zikretmekten ve namazdan alıkoyar
  • Unutturur
  • Uçuruma çeker
  • Aldatmak için yaldızlı sözler söyler
  • Günaha çeker
  • İnsanların doğru yollarının üzerine oturur, engel olmaya çalışır
  • İnsanların şükretmesine mani olur
  • İnsanın kalbindeki bağlılığı etkiler, güvensiz hale getirir
  • Nankördür
  • Saçıp savuranların kardeşidir
  • Mağrurdur, kibirlidir
  • Tahrik eder kışkırtır
  • Onu dost edinenlere hakim olur
  • Cehenneme götürür
  • Allah hakkında bilgisizce tartıştırır
  • Allah ile/hakkında aldatır
  • Yüzüstü bırakır
  • Şeytanlar iftiracı ve günahkarların üzerine inerler
  • Uzun emellere düşürür
  • Aydınlıktan karanlığa çıkarır
  • İnsanlara sinsice yaklaşıp vesvese verir

Bu yukarıda sayılan vasıflar Kur’an-ı Kerim’de şeytan, iblis ve tağut konularında karşımıza çıkmaktadır. Burada iki şeye dikkat çekmek isterim:

Birincisi Kur’an-ı Kerim’de Allahu Teala bize şeytanı tanımamız için pek çok ayrıntılar sunmuştur.  Bu kadar ayrıntıyla adeta bir suçlunun eşkalini önümüze getirip “işte sizin düşmanınız, onu tanıyın ve dikkat edin” mesajı verilmektedir.

İkinci olarak yukarıda vasıfları sayılan şeytanın inancımızdaki varlığının popüler kültürde servis edilen gibi üstün bir kişiliğe sahip olmadığıdır. Kur’an’da geçen şeytanın tüm çabası insana vesvese vererek onun yaratılış gayesine aykırı bir varlığa dönüşmesini sağlamaktır. Bu şeytan ne bir antikahramandır, ne bir oyun sonu canavarıdır, insandan üstün, kudretli bir varlık değildir ancak kesinlikle vasıflarının hakkını veren ciddi bir düşmandır. Şeytanı yanlış bilerek ne gözümüzde küçültmeli ne de yüceltmeliyiz ancak Hz. Allah’ın bize bildirdiği şekliyle ona karşı dikkatli olmalıyız.

“Haberiniz olsun ki, şeytan size düşmandır; siz de onu düşman edinin. Çünkü o, çevresine toplanan taraftarlarını sadece alevli ateş ehlinden olsunlar diye çağırır.” (Fatır Suresi 6. Ayet Meali)

Ayette belirtildiği üzere İnsanın şeytanı düşmanı bilmesi gerekir, aksi halde şeytan onları ancak cehenneme çağırmaktadır. Farkında olmalıyız ki şeytan düşmandır. Onu beğenip de onun tarafına geçerek kimse bir üstünlük elde edemez. Yalnız şeytanın düştüğü çukurda onun yoldaşı olur. Bakın şeytan bu durumu nasıl itiraf etmektedir:

İş bitince şeytan da şöyle der; “Doğrusu Allah size gerçek bir vaatte bulundu, ben de bir vaatte bulundum; ama ben size yalan söyledim. Bununla beraber benim sizi etkileyecek bir gücüm yoktu. Ancak sizi çağırdım; siz de bana katıldınız. O halde beni kınamayınız, kendinizi kınayınız. Ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Ben sizin, daha evvel beni ortak koşmanızı da tanımamıştım. Şüphesiz ki zalimlerin hakkı, elem verici bir azaptır.” (İbrahim Suresi 22. Ayet Meali)

Ayetten açıkça anlaşıldığı üzere şeytan insanları aldatan bir yalancıdır ve insanlar üzerindeki tesirini onları günaha çağırmak suretiyle gerçekleştirmektedir. Şeytan aslında kötülük peşine gitmek isteyenler için davetçilik yapmakta ve devamında insan yine kendi iradesi ile kötülüğe talip olmaktadır:

Tıpki şeytanın durumu gibi, hani insana “inkar et” demişti. İnkar edince de, “Ben senden uzağım. Çünkü ben Alemlerin Rabbi olan Allah’dan korkarım” demişti. (Haşr Suresi 16. Ayet Meali)

Şeytanın çabalarına rağmen Allah’a ihlas ile gönülden sığınan kulların üzerinde şeytanın bir gücü olamayacağı ayetlerle sabittir:

Eğer seni şeytandan gelen bir vesvese dürtecek olursa, Hemen Allah’a sığın. Çünkü işiten ve bilen ancak O’dur. (Fussilet Suresi 36. Ayet Meali)

“Doğrusu o benim kullarım var ya, senin onların üzerine hiçbir hakimiyetin yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter.” (İsra Suresi 65. Ayet Meali)

Doğrusu onun, iman edip de Rablerine dayananların üzerine hiçbir hakimiyeti yoktur. (Nahl Suresi 99. Ayet Meali)

Onun hakimiyeti, ancak onu dost edinenlere ve Allah’a ortak koşanlaradır. (Nahl Suresi 100. Ayet Meali) 

Her ne zaman şeytandan sana bir vesvese gelip seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın. Şüphesiz ki O, her şeyi işitendir. Bilendir. (Araf Suresi 200. Ayet)

Şüphesiz Allah’dan korkanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese iliştiği zaman, düşünürler ve derhal basiretle gerçeği görürler. (Araf Suresi 201. Ayet)

(Şeytanların) Kardeşleri ise, onlar bunları sapıklığa sürüklerler, sonra da yakalarını bırakmazlar. (Araf Suresi 202. Ayet)

Yazımın bu aşamasından sonra sadece şeytandan değil şeytanlaşan insanlar da bahsetmek istiyorum. Çünkü şeytani davranışlar sergileyen insanların kötülükleri bizim için şeytanın kendisinden daha da fazla tehlike arz ediyor. Yani şeytanın en güçlü silahı şeytanlaşmış bir insanın davranışlarıdır diyebiliriz. Böyle bir insan hem zihnen hem bedenen kötülük yapmaktan çekinmeyecektir. Unutmayın! Şeytani davranışlar ile size kötülük yapmaya kalkışacak kişinin vasıfları şeytanınkilerle aynıdır. Yukarıda İşte şeytanın vasıfları(!!!) bölümünde yazılanları bir insanda görüyorsanız o insanın şeytani davranışlar sergilediğini bilerek hareket etmelisiniz. Belki bu kişi bir anlık şeytana uymuş olarak söz konusu davranışı sergilemiş olabilir, belki de tamamen kötülük yapmak için gözünü karartmış da olabilir. Bunu anlayabilir misiniz? İşte Kur’an-ı Kerim’de anlatılardan yola çıkarak şeytana bir anlık uymaktan, şeytanın dostu ve insan şeytanı olmaya geçişin aşamaları:

  • Şeytanın silahı vesveseleridir, bu vesveselerle insanın ayağını kaydırıp, doğru yoldan saptırmak ister.
  • Şeytanın vesveselerine uyan kişi şeytanın adımlarını takip eder hale gelir.
  • Şeytan tarafından kandırılan insan Şeytanın takipçisi durumuna gelir.
  • Böyle bir insan şeytanın davranışlarına uymuş olur
  • Ve şeytanın emri altına girer.
  • Şeytanın emri altına giren kişi adeta şeytanın kulu olur.
  • Bu kişi şeytanın peşinden gitmeyi asıl doğru yol sanmaya başlar ve Şeytanın Dostu sıfatı ile sıfatlanır.
  • Şeytanın dostları olanlar insandan ziyade şeytanla kardeş konumuna gelirler.
  • Artık onlar da şeytandırlar.

Unutmayalım! Her birimiz bu hayat dairesinde kötü davranışlar sergileyebiliriz. Başkasının kötü davranışı ile de muhatap olabiliriz. İnsan olarak bize düşen bir kötü davranış yaptığımızda hatanın farkında olup, Allah’dan af dilemek, bizden zarar gören kim varsa zararı telafi etmeye çalışmak ve bu hatayı yinelememek için gayret sarf etmektir. Eğer başka birisinde böyle bir davranışı görürsek de vazifemiz o kişiyi mümkünse hatasından döndürmek, mümkün değilse o kişinin kötülüğüne buğz etmektir (buğz sözlük anlamı: düşmanlık, nefret etmek, tiksinmek). Şeytan nasıl ki düşmandır, artık kötülükten dönmeyen kişi de düşmandır. Düşmanı bilmek emirdi hatırlayalım: şeytan size düşmandır; siz de onu düşman edinin diyor Allah bizlere (Fatır suresi 6. ayet)

Bu yazım en başta çocukları ve gençleri bilinçlendirmek amacıyla yazılmıştır. İsterim ki kimsenin kimseye kötülüğü dokunmasın. Sevgi, muhabbet insanların arasında hep sürsün. Şeytani duygular kimseleri esir almasın. Kimse şeytan ve şeytanlaşmışların şerrinden zarar görmesin. Bunun içinde herkes bilinçli olsun. Allah bizlere doğru yolu göstermiş. Hak da belli batıl da belli. Kimse şeytan gibi alçağın haline özenip yolunu şaşırmasın. Allah’a sığınalım kardeşlerim. Sığındığımız Allah gönlümüzü, nefsimizi korusun. Allah’ın vaadi haktır. Selam ve Dua ile.

Leave a comment