Kıymetli arkadaşlarım, ben hala kendimi geliştirmek için okuyor, öğreniyor bilgilerimi tazeleyip üzerine eklemeye çalışıyorum. Günden güne geriye giden bir toplumda çalışıp gelecek nesillere bir faydam dokunsun istiyorum. Yaşıtlarım ile yaşça benden büyüklerden beklentim yok. Orta yaş ve üzerine yaptıklarım bir anlam ifade etmiyor. Gençlere çalışmalarımla örnek olabilsem bir fayda.
Sevgili gençler, atalet sözcüğü tembellikle birlikte uyuşukluk bir atılım yapamamak, harekete geçmeye zihinsel ve bedensel ihtiyaç duymama halidir. Böyle bir insan olduğu halden ileriye gidemez. Olduğu yeri de hazmedemez. Hep memnuniyetsiz olan ama bir iş de yapmayan kişiler böyle olur. Sonuçta böyle insanlardan kurulu toplumlar geriler geriler ve yok olur.
Okul bitirmeniz işe girmeniz kişisel ataletinizden kurtulduğunuz anlamına gelmez. İnsanların bir kısmı liseyi bitiriyor. Diğer bir kısmı da 2 ya da 4 yıl fazla okuyor. Kendini daha fazla geliştirmiş sanıyor. Her iki durumda da yirmili yaşlarında itibaren yerinde sayan insanlar bir ömre başka hiçbir şey katmadan tamamlamaya çalışıyorlar.
Şunu bilmenizi istiyorum: Elinize aldığınız telefondan her bilgiye ulaşmanız o bilgiden hayatınız içerisinde fayda göreceğiniz anlamına gelmez. Bilgi ancak eyleme dönüşüyorsa bir kıymeti vardır. Çok bilmişlikle Bilge olmak arasındaki fark bilgi ile hareket bulmuş olmaktır.
Yazdıklarıma iki dayanak sunmak istiyorum:
Birincisi Resulullah Efendimizin “Allah’ım faydasız ilimden sana sığınırım.” sözüdür.
Buradaki faydasız ilimden kastın amele dönüşmeyen ilim olduğu belirtilir. Yoksa cahil kalın, her şeye çok kafa yormayın gibi bir anlam çıkartılamaz.
Sağdan soldan elde ettiğiniz, kendiniz tecrübe etmediğiniz ve sizde bir oluşum, bir değişim, bir gelişim meydana getirmeyen her bilgi faydasız ilimdir.
Ben buna “miş miş bilgileri” diyorum. İnternette bir yerde okudum aslında o öyle değil, böyleyMİŞ tarzı konuşmalar sana, bana, topluma, insanlığa hiçbir şey katmayan faydasız ilim olarak hepimizi meşgul ediyor ve zamanımızdan çalıyor. Bunun yerine okuyalım, öğrenelim, uygulayalım, üretelim, bir iş ve oluş meydana getirelim. İşte bu bizi gerçekten tatmin edecektir.
İkinci dayanağım ise Orhun Yazıtlarından:
Bilge Kağan Kitabesi Doğu yüzünde, “Bilge Kağan imiş, Alp Kağan imiş” şeklinde iyi kağanın meziyetleri anlatılır.
En eski Türk Yazıtlarından Orhun Kitabelerinin pek çok yerinde iyi insanı betimlemek için Bilge ve Alp sözcükleri yan yana kullanılır.
Çinlilerin tuzaklarından bahsederken “bilge kişiyi, alp kişiyi yürütmezmiş.” der.
Bakın iyi insan bilgisi olan ve alp (bir ahlak yapısı ile eyleme geçmiş kişi, etimolojisi almaktan gelir.) olan kişi olarak asırlar öncesinden işaret edilmiş.
Şimdi öğrenmek konusunda eksiğimizi anlayabiliyor muyuz?
(Not: Bu yazı 11 Ağustos 2023 tarihinde ilk defa kaleme alınmıştır.)
