Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

ANNE BABALARIN ÇOCUKLARINI SPORA YÖNLENDİRİRKEN DİKKATE ALMALARI GEREKENLER

Bu yazımda sizlere anne babaların çocuklarını spora yönlendirirken göz önüne almaları gereken hususları kendi penceremden aktaracağım. Yazının sonlarında yapılan hatalardan bahsedeceğim.

Öncelikle her bireyin hayatında sportif faaliyetlerin mutlaka yer alması gerektiğini düşünüyorum. Egzersiz yapmaya alışık bir beden ve zihin yapısı ve sportif faaliyetlerin günlük rutinin bir parçası olması yaşamı her açıdan olumlu etkiliyor. Tabii ki bunun temelleri de çocukluk çağlarında atılıyor. Bu yüzden okul öncesinden başlayarak çocuğun hayatında sporu bir eğitim ve gelişim aracı olarak kullanabilmeliyiz. Çocuklar için spor bizim için geleneklerimizde oyun olarak başlar. Oyun bir kültürdür. Çocuğun oyunu zamanla yarışa dönüşür. Bu bakış açısının hala en uygunu olduğu kanaatindeyim.

Yukarıda aktardıklarımdan öncelikli olarak çocuğun spor alışkanlığı kazanmasının bir branşın sporcusu olmasından daha önemli olduğunu çıkarabilirsiniz. Maalesef ülkemizde spor alışkanlığı kazandırılmadan gerek anne babalar, gerekse antrenörler çocukları yarışma sporcusu şartlandırması ile spor eğitimine başlatıyor ve sonucunda bir çocuk sporda devam etse onlarca çocuk spora soğuyor. Bu kısmı yazımın sonlarında tekrarlayacağım.

Spor alışkanlığı kazandırmanın çocuğa spor eğitimi aldırmanın öncelikli sebeplerinden olduğunu anladık. Çocuğun spora katılımı için başka sebepler var mı? Bunlardan biri ya da bir kaçı da bizim spora teşvikimiz için göz önüne alınabilir mi? Evet başka sebepler de var. Bunlardan bazı aklıma gelenleri sıralayabilirim:

Çocuğumun spor yapmasını istiyorum çünkü: (Şimdi burayı dolduralım.)

Spor alışkanlığının ona ömür boyu fayda sağlamasını istiyorum. (sosyal, psikolojik, bedenen)

Spor eğitiminin onun bedensel gelişimini olumlu etkileyeceğini düşünüyorum.

Spor yaparak zararlı alışkanlıklardan uzak durmasını ve kaliteli bir boş zaman aktivitesi edinmesini istiyorum.

Sporu ilerde bir meslek olarak yapabileceğini düşünüyorum. Onun geleceğine bu şekilde katkı sağlamak istiyorum.

Spor ortamının ona yeni arkadaşlar kazandırmasını istiyorum.

(Devamı sizde)

Çocuğunuzu bir spora başlatmadan önce bu gibi sebepleri siz de zihninizde toparlayıp eğitim arayışınız öncesi beklentileriniz ile eğitim alacağınız okul ve eğitmen için karar sürecinizi daha sağlıklı bir hale getirebilirsiniz.

Ve bu aşamada unutmayın! Sizin niyetlerinizin tamamını karşılayabilecek bir okul ve antrenörü bulmanız imkansıza yakın olacak. Hatta çocuğunuzun da bu beklentilerin bir bölümünü reddettiğini deneyimleyeceksiniz.  Olaya aynen ikili insan ilişkileri gibi bakın. Dört dörtlük olmazsa dört iki buçukluk şartlar bile olsa spor eğitimi çocuğunuz için bir kazanç olacaktır.

 

Peki spor eğitimi için bir sürü branş var. Hepsi size çocuğunuz açısından istediğiniz faydayı sağlar diye düşünüyorsunuz ama bir de mevcut imkanlar var. Bunları da göz önüne almazsak eğitim bir hüsrana  dönüşebilir. Size bununla ilgili temel gördüğüm ve birbirini tamamlayan dört unsuru sunacağım.

Çocuğun sevmesi

Genetik yatkınlığının olması

Spor branşı ile ilgili eğitimi sağlayan antrenör ve diğer şartların kalitesi

Spor Yeteneğinin yetenek taramaları ile tespit edilmiş olması

 

Yukarıdaki unsurları açmadan önce şundan bahsetmek isterim. Spor eğitimi okul öncesi yaşlarda “genel spor eğitimi” olarak verilebilir. Burada motorik beceriler ve esneklik, hareketlilik, denge, koordinasyon, çabukluk, reaksiyon hızı gibi öğeleri artıran oyun bazlı çalışmalar yapılabilir. Çocuk için çok faydalı olur. Ancak belirli bir yaş özellikle 8 yaşından itibaren branşa yönelik eğitimler ağırlık kazanacaktır. Bazı spor branşları erken özelleşilen branş olarak 5-6 yaşlarında (Artistik Cimnastik gibi)  branşa özel eğitimlere ağırlık verirken, bazı branşlar geç özelleşilen branşlar olarak kabul edilir. Mesela 13-14 yaşlarında branşa özel eğitim ağırlık kazanır. (boks gibi) Bu bilgi için Temel Eğitim Hareket ve Antrenman Bilimi 1 kitabı sayfa 53 tablo 3.1 kıstas alınmıştır. Faklı kaynaklarda yaşlar kısmen değişiklik gösterse de en fazla bir iki yıl oynamakta, erken özelleşilen ve geç özelleşilen branş kavramları değişmemektedir.

 

Spor yapmak çocuğunuzun gelişimini etkileyecek olduğuna göre onun spora uygunluğunu göz önüne almadan bir branşta eğitim alması için yönlendirirseniz sonunda çocuğun eğitimi tamamen rastlantısal şekilde olumlu ya da olumsuz sonuç alacaktır. Her spor eğitiminin yaşanılan hüsran çocuğun o branştan soğuması, sizin maddi kayıp yaşamanız, çocuğun başka bir spora yönlenmesinde geç kalması gibi sonuçlar doğuracak ve belki de elinizde koca bir sıfırla çocuğunuz spor eğitimi başlamadan son bulacaktır.

Özellikle anne babaların günümüzde çocukları sene içerisinde gönderdikleri kursları duyunca ben hayretler içerisinde kalıyorum. Örnek olarak çocuk hafta içi akşamları satranç ve tenise gidiyor. Haftasonu da futbol ve yüzmeye gidiyor. Hiç abartısız böyle bir sürü aile gördüm. Çocuğun peşinden o kurs senin bu kurs benim koşturuyorlar. Aradan 5 yıl geçiyor soruyorum ne oldu senin çocuk diye. Hepsini bıraktı diyorlar. Ya da birine zoraki ayda bir iki kez gitmeye devam ettiğini söylüyorlar.

Arkadaşlar spor eğitimi böyle olmaz. Size şuan bir spor eğitmeni olduğum kadar bir baba olarak bu yazıyı kaleme alıyorum. Spor okulu için öğrenci lazım. Antrenöre kursu kapanmasın diye kursiyer lazım. Bu yüzden kimse size bu çocuğu benim branşıma gönderme diğer branş daha çok faydasına olur demiyor. Olan çocuğa oluyor.

Bu yüzden üstüne basarak tekrar ediyorum:

Çocuğunuz yaptığı spordan zevk almalı, sporu yaparken mutlu olmalı ki faydasını görsün. Elbetteki sporun disiplin gerektiren antrenman programı içerisinde sıkıldığı, yorulduğu, hatta bazen gitmek istemediği zamanlar da olacak. Ama genel olarak çocuk yaptığı sporun faydasını bir pozitif enerji olarak çevresine yayıyorsa (ki anne baba bunu anlar) o spora devam etmesi için çocuk cesaretlendirilmeli ve teşvik edilmeli.

Spora devam ederken bu sporu çocuğun yarışmalara katılacak seviyede ilerletsin diye bir isteğiniz oluşursa bu sefer durumu daha ciddi değerlendirmeniz gerekecek. Basketbol, Voleybol, Yüzme gibi pek çok sporda uzun boylular avantajlıdır. Binicilik, Cimnastik, Paten gibi sporlarda kısa boylular daha avantajlılar. Güreş, halter ve disk-çekiç atma gibi sporlar daha tıknaz yapılı beden tipine (Endomorf) uygunken, bale, duvar tırmanışı gibi sporlar daha ince vücut (ektomorf) yapısına yöneliktir. Genetik yatkınlığı bir test yöntemiyle de öğrenebilirsiniz ancak bu aşamadan önce kendi aile bireyleriniz yapısından ve çocuğunuzun beden ölçülerinden bunu yaklaşık olarak anlayabilirsiniz.

Şöyle aileler gördüm anne-baba boy ortalamaları 170 cmden kısa, çocukta görünüş olarak anne babaya benzer gidiyor. Aile “çocuğumuzu yüzme sporcusu yapacağız, antrenörü çok ısrarcı haftaiçi hergün antrenmanı olacak.” Diyor. Sonuç? Sonuç hüsran. Kaldı ki gelişme çağında çocuk bir spor branşında başarılı olsa, madalya alsa ne olur! Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesinde 1. Kademe Antrenörlüğümü alırken dersimize giren bir hoca şu acı gerçeği söylemişti: Türkiye’de çocukları gelişim çağında kazanma odaklı yetiştirdiğimiz ve başarıya zorladığımız için yetişkin sporcularda başarılı olamıyoruz. Çünkü yetişkin çağına gelene kadar sporcunun spora özel oturması gereken temelleri yeterince gelişmiyor. Dahası sporcu ufak yaştan başarılı olma arzusu ile bedenen ve ruhen yıpranıyor. En verimli olacak çağlarında ya sakatlıkları oluyor ya da zihnen spora olan tutkusu sönmüş oluyor. Bu yüzden U16 futbol takımlarımızda yendiğimiz Avrupa takımlarını büyüklerde yenemiyoruz.

Genetiğin önemini de aktardıktan sonra başka bir sorundan bahsetmek istiyorum:

Maalesef ülkemizde her spor branşında yetkin antrenörler ve spor kulüpleri yok. Çocuğunuzu göndermek istediğiniz spor kursundaki antrenör eğer çocuğunuzun gelişimine katkı sağlayamıyorsa o antrenör ile devam etmek zorunda değilsiniz. İllaki o spora da çocuğunuzu göndermek zorunda değilsiniz. Bakış açınızı geniş tutun, birbirine benzer çok branş var. Mesela bulunduğunuz ilçede voleybol eğitimlerinden bir sonuç alınamıyor ama çok iyi bir hentbol antrenörü var. O zaman hentbola da bir şans verebilirsiniz. Elbette ki çocuğun sevmesi, istemesi yine ön planda tutularak.

Ülkemizde 8-9 yaşından başlayarak spor yetenek taraması yapılıyor. Çocuğunuzun yeteneği olduğunu siz ya da okulda öğretmenleri fark ettiyseniz Gençlik ve Sporun her sene yaptığı bu taramalar ile spor eğitiminin yönünü belirleyebilirsiniz. Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinin bu konuda çabaları gençlerimizin gelişimi açısından gerçekten çok önemli. Ancak ailelerinde bilinçli olması gerekiyor. Aile ve devlet el ele verirse geleceğimiz ve hazinemiz gençlerin gelişimine katkı sağlayabiliriz. Bu hususta tüm yavrularımıza başarılar dilerim, hepsinin bahtı açık olsun.

Leave a comment